11 Ekim 2026
ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ (İZALE-İ ŞÜYU) DAVASI

Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şüyu) Davası

Hukuki Niteliği, Dava Şartları, Dava Engelleri ve Sona Erme Usulleri Rehberi

 

ÖZET VE KAPSAM
Özet: Bu çalışmada, Türk Medeni Kanunu uyarınca birden fazla kişinin aynı eşya üzerinde paylı veya elbirliği mülkiyetine sahip olması halinde ortaya çıkan ortaklık ilişkisinin yargı yoluyla sona erdirilmesi incelenmektedir. Ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davasının hukuki niteliği, dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk kurumu, kanuni ve sözleşmesel dava engelleri ile görevli ve yetkili mahkemeler detaylandırılmış; aynen paylaştırma, satış ve kat mülkiyeti kurulması usulleri karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır.

 

1. Giriş ve Birlikte Mülkiyet Kavramı

Mülkiyet hakkı, hak sahibine eşya üzerinde en geniş kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisi tanır. Bir eşya üzerinde tek bir kişinin mülkiyet hakkı bulunabileceği gibi, birden fazla kişinin ortaklaşa hak sahibi olması da mümkündür. Türk Hukukunda birlikte mülkiyet ilişkileri paylı mülkiyet (müşterek mülkiyet) ve elbirliği mülkiyeti (iştirak halinde mülkiyet) olmak üzere iki ana türde düzenlenmiştir.

Birlikte mülkiyet ilişkisi doğası gereği çoğunlukla geçici bir durumdur. Ortaklar arasında zamanla yönetim, kullanım veya paylaşım konularında uyuşmazlıklar yaşanması kaçınılmaz hale gelebilir. Taraflar kendi aralarında anlaşarak oy birliğiyle rızaî taksim gerçekleştiremedikleri takdirde, her bir ortak veya paydaş kanuni bir hak olarak ortaklığın yargı yoluyla giderilmesini isteyebilir.

2. Davanın Hukuki Niteliği ve Temel İlkeler

Ortaklığın giderilmesi davası, borçlar hukuku veya eşya hukuku bağlamında kendine özgü nitelikleri olan bir eda ve yenilik doğuran (inşaî) davadır. Davanın öne çıkan temel ilkeleri şunlardır:

  • Çift Taraflı (İki Taraflı) Yapı (Actio Duplex): Bu davalarda klasik davacı-davalı karşıtlığı bulunmaz. Davalı pozisyonundaki paydaşlar da davacı ile aynı haklara sahiptir ve mahkemeden ortaklığın belirli bir usulle giderilmesini talep edebilirler. Davacının davasından feragat etmesi halinde bile, davalılardan biri davaya devam edilmesini isteyebilir.
  • Taksim İşleminin İnfazı Zorunluluğu: Ortaklık ilişkisi yalnızca mahkeme kararının kesinleşmesiyle sona ermez. Karara bağlanan paylaştırma veya satış işleminin fiilen infaz edilmesi (örneğin satışın yapılması veya aynen taksim kararına göre tapuda yeni müstakil parsellerin tescil edilmesi) ile birlikte mülkiyet ilişkisi tam olarak ortadan kalkar.

3. Dava Şartları ve Dava Engelleri

Dava açılabilmesi ve esasa girilebilmesi için kanunda öngörülen dava şartlarının gerçekleşmiş olması ve herhangi bir dava engelinin bulunmaması gerekir.

3.1. Dava Şartı Olarak Zorunlu Arabuluculuk

7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/B maddesi gereğince; taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu dava şartıdır. Arabuluculuk son tutanağı dava dilekçesine eklenmediği takdirde dava usulden reddedilir.

3.2. Dava Engelleri (Maneviler ve Hukuki Engeller)

  • Ortaklığın Devamı Sözleşmesi (İdame-i Şüyu): TMK m. 698/II uyarınca paydaşlar, en fazla 10 yıl süreyle paylı mülkiyetin devam edeceğini sözleşmeyle kararlaştırabilirler. Taşınmazlarda bu sözleşmenin resmi şekilde yapılması ve tapu kütüğüne şerh verilmesi şarttır.
  • Uygunsuz Zaman Engeli: TMK m. 698/I uyarınca, paylaşmayı istemek dürüstlük kurallarına aykırı olacak şekilde uygunsuz bir zamana denk geliyorsa (örneğin ekonomik kriz veya olağanüstü durumlarda malın değerinin çok altında satılacak olması), dava ertelenebilir.
  • Sürekli Amaca Özgüleme ve Fiili Paylaşma: Malın sürekli bir amaca tahsis edilmiş olması (örneğin ortak avlu, geçit vb.) veya taraflar arasında zımni/açık fiili bir paylaşımın sorunsuz şekilde devam ediyor olması dava engeli oluşturabilir.
  • Özel Kanuni Engeller: 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu m. 7 uyarınca, kat mülkiyetine veya kat irtifakına tabi gayrimenkullerin ortak yerlerinde ortaklığın giderilmesi istenemez. Benzer şekilde aksi kararlaştırılmadıkça devre mülklerde de ortaklığın giderilmesi talep edilemez.

4. Yargılama Usulü: Görev, Yetki ve Taraflar

Ortaklığın giderilmesi davalarında mahkemenin görev ve yetkisi Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ile düzenlenmiştir:

  • Görevli Mahkeme: Dava konusunun değerine bakılmaksızın görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir (HMK m. 4/1-b). Ancak adi ortaklıklarda uyuşmazlık ortaklığın feshine ilişkin olduğundan görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.
  • Yetkili Mahkeme: Taşınmaz mallarda yetkili mahkeme, taşınmazın fiilen bulunduğu yer mahkemesidir ve bu yetki kesin yetki niteliğindedir (HMK m. 12/1). Miras ortaklığında ise ölen mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
  • Mecburi Dava Arkadaşlığı: Tüm paydaşların veya mirasçıların davada taraf olarak yer alması zorunludur. Paydaşlardan birinin vefat etmesi halinde mirasçılık belgesi alınarak mirasçıları davaya dahil edilmeden yargılamaya devam edilemez.

5. Ortaklığın Giderilmesi Usulleri ve Öncelik Sırası

Mahkeme, yargılama sonucunda tarafların taleplerine ve malın hukuki/fiili durumuna göre üç temel usulden biriyle ortaklığı giderir:

Paylaştırma Usulü

Uygulama Şartları ve Özellikleri

Hukuki Sonucu ve Öncelik

Aynen Paylaştırma
(Aynen Taksim)

Malın değer kaybına uğramadan paydaş sayısına bölünebilir olması gerekir. Değer farkı varsa 'ivaz ilavesi' (denkleştirme) yapılır.

Birincil Usul (Öncelikli). Taraflardan birinin talebi halinde mahkeme öncelikle aynen taksimi araştırmak zorundadır.

Satış Yoluyla Paylaştırma
(İhale Yoluyla Satış)

Aynen taksimin mümkün olmaması veya önemli değer kaybına yol açacak olması halinde uygulanır. İcra vasıtasıyla açık artırma yapılır.

İkincil Usul. Bütün paydaşların oy birliği kararı ile satışın yalnızca paydaşlar arasında yapılması mümkündür.

Kat Mülkiyeti Kurulması
(KMK m. 10/VII)

Ana gayrimenkulün kat mülkiyetine elverişli olması ve her paydaşa en az bir bağımsız bölüm düşmesi gerekir.

Özel Usul. Paydaşlardan birinin talebiyle, şartları varsa mahkemece kat mülkiyetine çevrilerek tahsis yapılır.

 

6. Sonuç ve Değerlendirme

Ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davaları, birlikte mülkiyet ilişkilerinden doğan tıkanıklıkları aşarak ekonomik değerlerin serbestçe kullanılmasını ve mülkiyet hakkının etkin korunmasını sağlayan kritik bir hukuki müessesedir. 7445 sayılı Kanun ile getirilen zorunlu arabuluculuk şartı, uyuşmazlıkların mahkemelere intikal etmeden barışçıl yollarla çözümlenmesine katkı sağlamaktadır. Arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamaması durumunda ise, mahkemece öncelikle aynen paylaştırma veya kat mülkiyeti kurulması koşulları araştırılmakta; bunlar mümkün olmadığı takdirde ihale yoluyla satış gerçekleştirilerek her bir paydaşın payı nispetinde bedel dağıtılmaktadır.

Ara