Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şüyu) Davası
Hukuki Niteliği, Dava Şartları, Dava Engelleri ve Sona Erme Usulleri Rehberi
|
ÖZET VE KAPSAM |
Mülkiyet hakkı, hak sahibine eşya üzerinde en geniş kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisi tanır. Bir eşya üzerinde tek bir kişinin mülkiyet hakkı bulunabileceği gibi, birden fazla kişinin ortaklaşa hak sahibi olması da mümkündür. Türk Hukukunda birlikte mülkiyet ilişkileri paylı mülkiyet (müşterek mülkiyet) ve elbirliği mülkiyeti (iştirak halinde mülkiyet) olmak üzere iki ana türde düzenlenmiştir.
Birlikte mülkiyet ilişkisi doğası gereği çoğunlukla geçici bir durumdur. Ortaklar arasında zamanla yönetim, kullanım veya paylaşım konularında uyuşmazlıklar yaşanması kaçınılmaz hale gelebilir. Taraflar kendi aralarında anlaşarak oy birliğiyle rızaî taksim gerçekleştiremedikleri takdirde, her bir ortak veya paydaş kanuni bir hak olarak ortaklığın yargı yoluyla giderilmesini isteyebilir.
Ortaklığın giderilmesi davası, borçlar hukuku veya eşya hukuku bağlamında kendine özgü nitelikleri olan bir eda ve yenilik doğuran (inşaî) davadır. Davanın öne çıkan temel ilkeleri şunlardır:
Dava açılabilmesi ve esasa girilebilmesi için kanunda öngörülen dava şartlarının gerçekleşmiş olması ve herhangi bir dava engelinin bulunmaması gerekir.
7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/B maddesi gereğince; taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu dava şartıdır. Arabuluculuk son tutanağı dava dilekçesine eklenmediği takdirde dava usulden reddedilir.
Ortaklığın giderilmesi davalarında mahkemenin görev ve yetkisi Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ile düzenlenmiştir:
Mahkeme, yargılama sonucunda tarafların taleplerine ve malın hukuki/fiili durumuna göre üç temel usulden biriyle ortaklığı giderir:
|
Paylaştırma Usulü |
Uygulama Şartları ve Özellikleri |
Hukuki Sonucu ve Öncelik |
|
Aynen Paylaştırma |
Malın değer kaybına uğramadan paydaş sayısına bölünebilir olması gerekir. Değer farkı varsa 'ivaz ilavesi' (denkleştirme) yapılır. |
Birincil Usul (Öncelikli). Taraflardan birinin talebi halinde mahkeme öncelikle aynen taksimi araştırmak zorundadır. |
|
Satış Yoluyla Paylaştırma |
Aynen taksimin mümkün olmaması veya önemli değer kaybına yol açacak olması halinde uygulanır. İcra vasıtasıyla açık artırma yapılır. |
İkincil Usul. Bütün paydaşların oy birliği kararı ile satışın yalnızca paydaşlar arasında yapılması mümkündür. |
|
Kat Mülkiyeti Kurulması |
Ana gayrimenkulün kat mülkiyetine elverişli olması ve her paydaşa en az bir bağımsız bölüm düşmesi gerekir. |
Özel Usul. Paydaşlardan birinin talebiyle, şartları varsa mahkemece kat mülkiyetine çevrilerek tahsis yapılır. |
Ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davaları, birlikte mülkiyet ilişkilerinden doğan tıkanıklıkları aşarak ekonomik değerlerin serbestçe kullanılmasını ve mülkiyet hakkının etkin korunmasını sağlayan kritik bir hukuki müessesedir. 7445 sayılı Kanun ile getirilen zorunlu arabuluculuk şartı, uyuşmazlıkların mahkemelere intikal etmeden barışçıl yollarla çözümlenmesine katkı sağlamaktadır. Arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamaması durumunda ise, mahkemece öncelikle aynen paylaştırma veya kat mülkiyeti kurulması koşulları araştırılmakta; bunlar mümkün olmadığı takdirde ihale yoluyla satış gerçekleştirilerek her bir paydaşın payı nispetinde bedel dağıtılmaktadır.